ÂLİMLER DE CAHİLDİR

Narin DEMİRCİ

ÂLİMLER DE CAHİLDİR

“Ormanda büyüyen adam azgını 

Çarşıda pazarda seyran beğenmez 

Medrese kaçkını softa bozgunu 

Selam vermek için insan beğenmez”  

Böyle söylüyor dizelerinde Âşık Seyranî. Ve sanki Seyranî’nin bu dizelerinin hikâyeye

bürünmüş hâli gibi Hazreti Mevlana da Mesnevi’sinde bir nahiv (söz, dilbilgisi) âlimi ile bir

gemicinin hikâyesinden bahseder. Zamanın behrinde bir nahiv âlimi gemiye biner. Kendini

beğenmiş, kibirli âlim gemiciyle sohbet ederken, “Hiç nahiv okudun mu?” diye sorar. Gemici,

“Okumadım” cevabını verince nahiv âlimi, “Ömrünün yarısı heder olmuş” der. Bu sözlerden

gemici çok incinir, kalbi kırılır hatta kızar ama o sırada sesini çıkarmaz ve cevap vermez. Bir

süre sonra rüzgâr gemiyi bir girdaba sürükler. Gemici yüksek sesle nahivciye sorar, “Hoca!

Söyle bakalım, yüzme bilir misin?” Âlim, “Bilmem” deyince gemici, “Ey nahvi! Ömrünün

tamamı heder oldu. Çünkü bu gemi girdaplarda batacaktır” der.

Küçücük bir kıssadır aslına bakarsanız Mesnevi’de bahsi geçen bu olay. Ancak ihtivası

oldukça derin. Çünkü hayatımızın her noktasına nüfuz etmiş bir durumu ele alıyor, anlatmaya

çalışıyor. Şöyle ki; evden dışarıya adımınızı attığınız anda başlıyorsunuz Mevlana’nın

kıssasıyla ve Seyranî’nin dizeleriyle yüzleşmeye. Mesela bir otobüse biniyorsunuz şoförün,

bankaya gidiyorsunuz gişe memurunun, hastaneye gidiyorsunuz doktorun ya da hemşirenin

kaprisinden geçemiyorsunuz maalesef. Tıbbi terimleri bilmediği, anlamadığı için aşağılanan

hastalar görüyorum hastanelerde. Sırf egolarını tatmin etmek için hastalara karşı tıbbi ifadeler kullanıp karşısındaki insanları küçümsemek isteyen kişilik bozukluğu olan insanlar dolu ne yazık ki etrafta. Siz tıp alanında allame de olsanız, hayat kurtaran bir mesleğe sahip

olduğunuz için egonuzu tavana da çıkarsanız, aracınızın bakımında bijonlarınızı iyi sıkmayan

yahut frenlerinizi iyi yapmayan bir oto tamircisinin eline bırakıyorsunuz hayatınızı çoğu

zaman. Yani doktorlar hayat kurtarıyor da, etraftaki diğer insanlar ne yapıyor? İnanın herkes

birbirinin hayatını kurtarıyor ya da öldürüyor bu hayatta. Egomuz buna müsaade etse de,

etmese de herkesin birbirinin hizmetkârı olduğu su götürmez bir gerçek.

Ya gazeteciler? Onların da yaptıkları işlerin doktorluktan ne farkı var? Bir doktor neşteriyle

insan hayatına müdahale ederken, bir gazeteci aynı şeyi kalemiyle yapıyor. İnsanların hayatını müspet ya da menfi etkileme gücüne sahip bir meslektir o da. Keza diğer bütün meslekler de öyle. Hâkimin, savcının, mühendisin, doktorun ve dahi birçok mesleğin temelinde öğretmenlik mesleği yok mu? Peki hangi meslek, birçok meslek erbabının yetişmesine vesile olan öğretmenlikten daha üstündür? Birisinin varlığı diğerinin varlığına muhtaçken bu kibir, bu kendini beğenmişlik ve üst perdeden konuşma huyu neden? Mahallelerden birkaç gün çöpler toplanmasa, mahallede hatta şehirde yaşam sürdürmek imkânsız hâle gelirken ve günlük hayat içerisinde herkes birbirinin hayatını kurtarmaya bir şekilde devam ederken, bazı insanların kendi mesleklerini icra ettikleri sıradaki üstünlüğünü (!) kendince gerçek üstünlük olarak görmesini hayretle ve şaşkınlıkla izliyorum.

O yüzden profesör olsan, ordinaryüs olsan, allame-i cihan olsan ne yazar ki? Herkesin

üstünlüğü kendi alanında. Bir şeyi çok iyi biliyor olmak, diğer bütün alanlarda da üstün olma

ve diğer insanlara küçümseyici bakışlar atma saçmalığını beraberinde getirmiyor. Herkes

bildiğinin âlimi, bilmediğinin cahilidir. Diyorum ya, ordinaryüs da olsan bilmediğin birçok

şeyin cahilisindir. Aşık Seyranî yukarıdaki anlamlı dizelerinin devamında ne diyordu?

 

“Âlemi tan eder yanına varsan 

Seni yanıltır bir mesele sorsan 

Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan 

Meclise gelir de erkân beğenmez

Her çeşit insandan bir kaç eşi var 

Mektepten kovulmuş günah işi var 

“Rabbi Yessir” de tam dört yanlışı var 

Tahsil etmek için irfan beğenmez  

Çıkmış yükseğine kaval öttürür 

Çoban köpeğine koyun güttürür 

Başını baltayla traş ettirir 

Gider berbere de dükkân beğenmez”

25.06.2022 (Narin DEMİRCİ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ELVEDA BONCUK GÖZLÜ ŞAİR “CÜNEYT ARKIN”

GEÇ KALDIK

GÜLE GÜLE İNCİ TANESİ

BAŞARIDA “ELON MUSK” MODELİ

HER ŞEY SIRASINI BEKLER

BU NASIL BİR ÖĞRETMENLER GÜNÜYDÜ?

BAŞARISIZLIĞIN SIRRI

GÜZELLİK NEREDE?

YİRMİ YIL SONRA GERÇEKLEŞEN DUA